Erdem GÖKTÜRK

[email protected]
Diğer Yazıları

ALTYAPI GÖZÜ İLE KADIN FUTBOLU


Türk Kadın Futbolu'nda altyapıda çalışan kulüplerin görüşleri gerek üst liglerde oynayan kulüplerin rekabete dair ihtiyaçları, gerekse alt liglerdeki sonuç üretmeyi engelleyen çokseslilik nedeni ile yeterince duyurulamamaktadır. Oysa futbolun gelişimi açısından bu kulüpler önemli bir misyon taşımakta, pekçoğu gönüllü olarak ve sosyal fayda amacı ile kayda değer çalışmalar yapmaktadırlar. Bu kısa dökümanda altyapı odaklı çalışan, başarılı kulüplerimizi gözönüne alarak kadın futbolunun gelişimi üzerine düşünceler derlenmiştir.

Kontrolsüz genişleme

2006-07 sezonunda 15 takım ile tek kademe olarak düzenlenen lig, ilk kez bölgesel 3.lig düzenlenen 2009-10 sezonu ardından 45 takıma, 2013-14 sezonunda 77 takıma ulaşmış, son olarak da içinde bulunduğumuz 2016-17 sezonunda takım sayısı 127 olarak gerçekleşmiştir. Özellikle son beş sezonda takım sayısının iki katına çıkması ile kalitede ciddi sıkıntılar başgöstermiş, kız çocuklarının güvenle spor yapabileceği ortamlar sağlama konusunda önemli açıklar oluşmuştur. UEFA’nın 2015-16 Kadın Futbolu Raporu veri-lerine göre Türkiye’de lisanslı kadın futbolcu sayısı 5,087‘ye ulaşmış, son yedi yıldaki artış oranı 72%‘yi bulmuştur. Lisanslı kadın spor-cuların yüzde sekseninden fazlası altyapı kate-gorilerinde yer alacak yaş grubundadır.

Artan takım ve lisanslı oyuncu sayısı ile rekabet kalitesinde önemli bir seyrelme yaşanmıştır. 2016-17 sezonunun ilk altı haftası sonunda, 3.Lig’de gruplarında ilk üç sırada yer alan takımların ortalama olarak 4,46 gol farkı ile maçlarını kazandıkları görülmüştür. Sportif olarak yeterliliğe ulaşamayan kulüplerin yetersiz yönetici ve antrenörler istihdam edebildikleri, bunun da altyapı çağındaki genç sporcuların hem fiziksel hem de ruhsal açıdan gelişememelerine neden olabildiği gözlenmektedir.

Futbolun ulaşılabilirliği

UEFA'nın da üzerinde dikkatle durduğu "futbolun ulaşılabilirliği", yani her çocuğun ikamet ettiği yere makul uzaklıkta bir kulüpte futbol oynayabilmesi, bu güne kadar liglerin şekillen-mesine yön gösterici olmuştur. UEFA’nın sözkonusu raporunda Türkiye’de bir kulübe uzaklık ortalama olarak 11-15 km olarak belirtilmiştir. Kadın futbolunun önde gelen ülkelerinden İngi-ltere’de bu uzaklık 1-5 km olarak tanımlanmıştır.

Artan kulüp sayısına paralel olarak, yerelleşerek ulaşılabilirliği artacak liglerin hem kulüp maliyetlerine hem de çevresindeki bölgede sosyal dokuya katkıda bulunacağı düşünülmüştür. Buna dönük olarak tasarlanan teşvik sisteminin de katkısı ile kulüp sayısında hızlı bir artış sağlanmış, ancak teşviklerde seçici olunamamasının etkisi ile aynı oranda kalite artışı sağlanamamıştır.

Lige giriş sorunları

Lige giriş için istenen iki kriter çok düşük bir eşik oluşturmaktadır. Depozit miktarı ligden çekilmeleri bir noktaya kadar engelleyebilmek ile birlikte yalnızca kaliteli programların lige girişini sağlayabilmesi açısından bir etki yaratmamaktadır. Bunun yanında aranan diğer eşik sadece altyapı şampiyonalarına katılım olduğu için, örneğin yıldızlar şampiyonasına katılarak her maçında büyük farklar ile mağlup olan bir takımın aynı oyuncular ile bir sonraki yıl lige katılmasına engel olunamamaktadır. Bu eşik düşüklüğü nedeni ile erkek futbolunda Türkiye Ligi düzeylerine gelmeyi hayal dahi edemeyecek, kız çocukları ile çalışmaya ehil olmayan kulüpler ve bireyler kadın futbolunun içinde yer almaktadır. Kötü paranın iyi parayı kovması gibi, bu durum önce kadın futbolunda kaliteyi seyreltmekte ve ardından doğru çalışmayı hedefleyen kulüplerin bırakma ya da pasifleşme kararı vermesi ile olumsuz yönde bir gidişe neden olmaktadır.

Teşvik sorunları

Ligin sürebilmesi için ihtiyaç duyulan fonların genel yol ücreti ve konaklama teşvikleri ile sağlanması kulüpler ile federasyon arasında asimetrik bir ilişkiye sebep olmakta, hiçbir yönetimsel beceri sergilemeyen kulüplerin bu teşvik ile liglerde bulunmaya devam ettikleri görülmektedir. Bu sağlıksız ilişki nedeni ile geliştirme konusunda kayda değer toplantılar dahi yapıla-mamakta, örneğin 50 kuruşluk kilometre ücreti artışı kadın futbolundaki en önemli gündem maddesi olarak tartışılabilmektedir.

Bunun yanında, örneğin sezonu 3.Lig’de şam-piyon bitirmiş, hem yıldızlar hem de gençler kategorilerinde Türkiye finali oynayarak birinde şampiyon olmuş, minik sporcularının bulunduğu okul Türkiye finaline uzanmış olan ve milli takım havuzuna çok sayıda sporcu vermiş bir program ile yine 3.Lig’de sezonu -152 averaj ile bitiren bir program benzer teşvik destekleri almaktadır.

Kalite eksikliğinin getirdiği sorunlar

Kulüplerin sayısal olarak artışı, bunun yanında kalitenin sağlanmasındaki güçlükler benzer spor dalları olan voleybol ve basketbola göre kadın futbolunun oldukça geride kalmasını, hatta hentboldan dahi arka planda yer almasını getirmektedir. Yönetimleri, performansları ve olanakları açısından herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmayan kulüpler arasında eleme olmamakta, beklentilerin tamamen yarışmacılık ve federasyondan gelecek kaynağa ilişkin olması nedeni ile altyapı gelişimi sağlanamamaktadır. Bu kalite eksikliği bireysel olarak da takımların, ama daha önemli bir yansıma olarak bütün olarak liglerin pazarlama ve fon üretme eksikliğine neden olmakta, bu eksiklik nedeni ile zaman zaman kulüpler tarafından dillendirilen naklen yayınlar, sponsorluklar, iddiaa gelirleri gibi konular çözümlenememektedir. Temeldeki kaliteye ilişkin sorunları çözmeden bu tür konulardaki kazanımlar yalnızca geçici olacaktır.

Sosyal problemin çözümüne katkı

Kadın futbolunda Türkiye gerek potansiyel sporcu havuzunun genişliği, gerekse futbola olan ilginin yoğunluğu nedeni ile önemli bir konumda olma şansına sahiptir. Ancak bunun da ötesinde, futbol Türk kızları için önemli bir sosyal gelişim fırsatı sağlamaktadır. Mevcut sporcu havuzunun darlığı nedeni ile altyapıda göreceli olarak daha iyi eğitim alabilen kızlar için milli takımlar ulaşılabilir bir hedef olabilmektedir. Liglerde yer alan, milli takım forması taşımayı başaran kızlar, ülkenin en fakir bölgelerinde dahi kendilerine spor akademileri gibi yüksek eğitim fırsatları açabilmekte, kendilerinin ve onlara abla olarak bakan küçük kardeşlerinin hayatlarında geleceğe dair umut oluşturmaktadırlar. Bunun da öte-sinde, erkek egemen bir alan olan futbolda kadın olarak varolmak, ve başarılı olmak da toplumsal hayatta daha güvenle yer almalarını sağlamak-tadır.

Üretime yönelik yarışmacı sistem

Altyapıda oyuncu üreten bir sisteme geçiş için doğru kulüplere, eğitimli hocalara ve federasyon kontrolünde stratejik bir yaklaşıma gerek duyul-maktadır. Ekonomik açıdan yeterli, sporcuya güvenli bir spor olanağı sağlayabilen, üretici zihniyete sahip ve düzgün yönetilen kulüpler gelişim için kritik öneme sahiptir. Halihazırda bu konuya odaklanarak çalışan kulüplerin saptanarak desteklenmesi, genel kalite artışının ve milli takım havuzunun geliştirilmesi için faydalı olacaktır.

Kadın futbolunun altyapı odaklı olarak gelişmesi için alttaki odak alanları gözönüne alınmalıdır.

Takım sayısını kontrol altında tutmak

Liglerde kaliteyi sağlayabilmek için öncelikle elemeyi daha iyi yapabilecek bir kalite eşiği oluşturulması gerekmektedir. Güvenli spor, eğitim kalitesi, saha olanakları, yönetim yeterliliği gibi konularda oluşturulacak standartları sağlayamayan kulüplerin lige katılımı engellenmelidir. Aynı şekilde, ligde mücadele eden kulüpler de denetlenmeli, bu minimum eşiği geçemeyen kulüpler de tanınacak bir düzeltme süresi ardından, gerekli değişiklikler sağlanamazsa ligden çıkarılmalıdır. Bu kulüplerin tekrar katılımları standartları sağlayana kadar askıya alınmalıdır. Daha seçici eşik kullanılarak ligin bir minimum kalite düzeyine ulaştırılması sağlanmalıdır.

Okullar ile işbirlikleri

Takım sayısının artışının durması, hatta düşüş trendine girmesi kadın futbolunun ulaşılabilirliği ile ilgili bir engel oluşturacaktır. Gerek bu engeli, gerekse kış aylarını altyapı oyuncularının aktif geçirmelerini sağlayabilmek için geçmişte de denemesi yapılan "okul-kulüp işbirliği" türü projeler geliştirilmelidir. Gerekli şartlara sahip merkezi bir kulübün çevresinde kurulacak olan okullar ağı ile hem kız çocuklarının futbola okulları aracılığı ile katılması, hem de beden eğitimi öğretmenlerinin de takibinde olmaları sağlanabilecektir. Bu amaçla Okul Sporları Federasyonu ile ortak çalışma ve koordinasyon sağlanmalıdır.

Teşviklerin yeniden düzenlenmesi

Kadın futbolunda genel teşvik uygulamasından vaz geçilerek "çoklu performansa dayalı" bir teşvik sistemi getirilmelidir. Teşvikler belirlenirken sportif başarının yanı sıra yetiştiricilik, milli takıma katkı, kulüp uygunluk değerlendirmesi gibi faktörler de gözönüne alınmalı, yalnızca maça gitmeye dayalı teşviklerden kaçınılmalıdır. Belli bir miktar bütçe proje bazlı teşviklere ayrılmalıdır ve mutlaka sonrasında denetim ile raporlama sağlanmalıdır.

Kaynakların çeşitlendirilmesi

Avrupa Birliği, UEFA, FIFA ve TC Bakanlıkları fonlarının futbolun sosyal katkıları da gözönüne alınarak sağlanabilmesi için özellikle altyapıdaki yetiştirici kulüplerin projeler geliştirmesine destek olunmalı, kaynak olarak TFF bağımlılığı asgari düzeye indirilmelidir.

Kulüplerin sürece dahil edilmesi

TFF'nin elindeki kısıtlı kaynaklar, yeterliliği değerlendirilmiş kulüplerin de katkısı ile çeşitlen-dirilerek uygulamada hız ve etkinlik artırılmalıdır. Genel olarak sorunların ve çözüm önerilerinin tartışılacağı bir "arama konferansı" 2017 yılının ilk yarısında sınırlı ve sağlayabileceği katkı özelinde seçilmiş bir katılımcı grubu ile yapılma-lıdır. Bu grup konferansın sonrasında bir danışma komitesi işlevi alarak kadın futbolunun gelişimi konusunda TTF’ye destek olacak bir yapı haline de getirilebilir. Önemli ve öncelikli olan, esas odağın temel problemlerde olması ve yalnızca bir sonuç olarak ortaya çıkan problemlerin çözümünün temel sorunların çözümüne paralel olarak aranmasıdır. 

PAYLAŞ

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus