Orhan BUDAK

[email protected]
Diğer Yazıları

ŞİMDİ BEN...


Bundan yıllar öncesi Şişli’de yayın yapmakta olan ALTERNATİF Gazetesi’nden çıkmışım ve eve doğru yürüyorum. Her zaman olduğu gibi çantam sol omzumda. Bomonti’ye doğru gidiyorum. Hava sıcak günler uzun. Ben ve karşımdan bana doğru gelmekte olan uzun boylu genç adamın birbirimize yaklaştıkça bana dikkatle bakmakta olduğunu hissetmeye başladım. Baston kullandığım için dikkatli olmaktayım. Genç adam yan yana geldiğimizde bana gülümseyerek;

“Siz, Didi Orhan’sınız değil mi?”

“Evet”, diyerek cevap verdim.

Siz, kimsiniz? Diye sormama gerek kalmadan bana;

“Hocam beni tanıdınız mı? Feriköy'de sizin minik takımınızda oynamıştım.”

Gülümsedim ben de kendisine. Aradan nereden baksan otuz yıldan fazla zaman geçmişti. Kendisini hatırlayamadım ama kendisi anlatmaya devam etmek istiyordu.

“Senin niyetin konuşmak, konuşalım” dedim ve bir arabaya yaslandım. Kendisi mutlu idi beni gördüğüne anlatmaya başladı;

“Orhan Abi sen çift bastonla kulübe gelip antremana takımı çıkardığında santraya sandalye koyar otururdun. Biz arkadaşlar sahanın kenarından seni izlerdik. Sen bizim idolümüz olmuştun. Bizler okuduğumuz halde sigara içmeye başlamıştık. Arkadaşlar ile sana geldik ve takıma girmek istediğimizi söyledik. Sen bizi takıma aldın, antrenmanlara çıkardın, maçlarda oynattın ve bizim geleceğimiz o günden sonra değişti.”

“Nasıl?” diye sorduğumda devam ediyordu  genç adam:

“Bizim arkadaş grubumuzda hiçbirimiz futbolcu olmadık.”

“Peki, ne oldu?” diye sorduğumda

“Hepimiz okuduk abi, okuldan kaçıyorduk. Eğer sen bizi terslese idin hepimizin akıbeti meçhul olabilirdi. Okuduk ve arkadaşlarım doktor, avukat, mühendis ve çeşitli üniversiteleri bitirdiler.”

“İyi de sen ne oldun hiç kendinden bahsetmedin!”

Bir elini omzuma koydu gülümsüyor ama tatlı, tatlı gülümsüyordu.

“Orhan Abi, Orhan Hocam diye devam etti evet ben şimdi DİCLE ÜNİVERSİTESİ’NDE DEKAN OLDUM.” Devam ediyordu duygulandı. “Sana ve kulübüme nasıl teşekkür edebilirim eğer sizler olmasaydınız bizler -Arkadaşlarım adına da konuşuyorum- bu gün kim bilir nerelerde olurduk.”

Ayrıldığımız ben mutlu idim ama kendisi çok daha mutlu idi. Ben bir dekanla sokak ortasında bir saate yakın, o ise kendisiyle geçmişte çalışan hocasıyla konuşmuştu. Kıssadan hisse çıkartırsak, Hepimizin toplumda çok önemli görevlerimiz var. Dünün gençleri gün geldiğinde bizim yöneticilerimiz olacağından çok dikkat etmemiz lazım. Bir gün karşımıza çıkacaklar dekan olarak da, olmayarak da. Bizler topluma insan kazandırıyoruz. Başarılar dilerim görev yapan arkadaşlarımıza.

PAYLAŞ

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus